|
Yiğit
SARIÇINAR
AIESEC hayatım 1999 yılında Uludağ Üniversitesi' ne
kayıt olmaya geldiğim gün ile başladı. Aradan 8 sene
geçmesine rağmen hala bu organizasyonun bir parçası
olarak kendimi hissetmem; sadece üniversite
öğrencilerinin yönettiği bu organizasyonun hayatımda
ki etkisini çok iyi açıklar...
Kurumda ki ilk haftalarımda oradan oraya koşuşturan
hemen hemen yaşıtım üniversite öğrencilerinin ne
yapmaya çalıştıklarını ne için kendilerini
zorladıklarını anlamaya çalıştım. Her cuma olağan
toplantılara katıldım, yavaş yavaş sorumluluk almaya
başladım ve kuruma başladığım ilk aylarda hayret
verici bir hızla kendimi dünyanın en büyük öğrenci
ailesinin bir parçası hissetmiştim bile... Kar amacı
gütmeyen, insanların kendi potansiyellerini
keşfettiği, iş hayatını denedikleri, hata yapmaktan
korkmayıp daha fazla tecrübe edindikleri bir
organizasyon olması beni AIESEC'e adamıştı...
AIESEC' te ilk senemin sonunda ülkemize gelen
uluslar arası öğrencilerin sorumluluğunu alarak
yönetim kuruluna girdim. Dünyanın çok faklı
ülkelerinden gelen stajyerlerin sorunlarını dinleyip
onların stajlarını en verimli şekilde geçirmeleri ve
ülkemizin kültürel zenginliklerinden tad
alabilmeleri için programlar düzenliyordum... Bu o
güne kadar hayatımda aldığım en büyük sorumluluktu...
Şunu çok net söyleyebilirim ki 7 sene sonra hala
kartvizitini cüzdanımda taşıdığım bu görevin bugünkü
kariyer çizgimde çok büyük önemi vardır...
2 senelik tecrübemin sonrasında uluslar arası bir
organizasyonun başkanlığını yapıyordum... Yönettiğim
şubemin o zamanlarda finansal olarak zayıf durumda
olması benim kariyerimin de adını koymuştu 'Finans'
Kendimi finans alanında geliştirmeye başladım, bu
basit muhasebeden, fon yaratımına ve yönetimine
kadar geniş bir gelişimdi. Bir sonra ki sene AIESEC
Türkiye Finans Koordinatörü olarak İstanbul' a
yerleştim, ulusal dergilerde, ekonomi sayfalarında
gördüğüm iş adamları ile Türkiye' nin gençlik
sorunlarını aynı masada tartışıyordum. Şunu çok iyi
biliyordum ki görüştüğüm kişiler Türkiye' nin en
başarılı ve güçlü iş adamlarıydı ve profesyonel iş
hayatımda onlarla tekrar aynı masaya oturup
tartışabilmem için onların seviyelerine gelmem
gerekiyordu bu da yıllar alacaktı fakat bunu bana
AIESEC, 21 yaşımda iken sağlayabilmişti.
Şu an da Dünya' nın en büyük lojistik şirketinde
Asya bölgesinin fiyatlandırmasından sorumluyum ve bu
pozisyonda olmam da AIESEC' te aldığım finans
görevlerin rolü çok büyüktür. AIESEC sadece bana
teknik bilgiler vermedi, benim hangi alanı sevip
sevmediğimi hangi alana ilgim ve yeteneğim olduğunu
keşfetme fırsatı verdi. Okuduğum üniversite
kitapları bana teoriyi verirken, benim bunları
pratiğe geçirecek bir bütçem, bir firma listem, bir
takımım vardı.
AIESEC' te aktif olarak görev aldıktan sonra,
uluslar arası tecrübe edinmek istedim ve General
Electric Avustralya'da 1 sene finans stajı yaptım.
Dünyanın en büyük çok uluslu şirketlerinden birinde
stajımı tamamlarken, AIESEC' te aldığım kültürü
sonuna kadar kullanıyordum. Dinleyen, her zaman
sorumluluk almaya çalışan, geliştirmeye ve gelişmeye
çabalayan, yabancı kültürlere saygılı ve duyarlı bir
kimlik içerisindeydim, bu özelliklerin büyük bir
çoğunluğunu ne üniversitede bulunduğum bölümden, ne
okuduğum kitaplardan ne de yaşadığım şehirden
almıştım... 4 senenin üzerindeki AIESEC tecrübem benim
uluslar arası düzeyde çok kaliteli bir staj yapmamı
sağlamıştı. Stajımın üçüncü ayının sonunda sanki
yıllardır Sydney' de yaşamışım gibi ülke kültürüne
ayak uydurmuştum...
General Electric' te aldığım 1 senelik tecrübeden
sonra Asya' da lojistik sektöründe çalışmak istedim
ve AIESEC'in Global Partnerlerinden biri olan DHL'de
kariyerime devam etme kararı aldım. Şu anda DHL Asya
Pasific Bölgesinin fiyatlandırmasından 41 Asya
ülkesinden sorumluyum ve bu görevimi bölgesel ofis
Singapur' da 1 senedir sürdürüyorum. DHL Asya
Regional ofiste çalışan yabancı arkadaşlarımın
%50'den fazlasının AIESEC' ten bir şekilde yolu
geçmiştir. Beni mülakata alan direktörümde 98
senesinde AIESEC' ten Alumni olmuştu, bu networkünde
burada olmamda çok etkisi var.
AIESEC' te aktif görevimden sonra geçtiğimiz 4
senede 3 farklı ülkede çalıştım ve yaşadım.
Kültürleri anlamakta adapte olmakta sorunlarım oldu,
her sene farklı bir ülkede yaşamak zorundaydım,
fakat bu farklılıklar hiç bir zaman kariyer
kararlarımı ve iş hayatımı etkilemedi. AIESEC' te
görev aldığım sürede dünya ülkelerinden gençlerin
bizlerin ayağına gelmesinin; kendi kültürlerinden,
iş etiklerinden bir şeyler anlatmalarının, 18
yaşımda ilk yabancı ev arkadaşımın Avustralyalı
olmasının şu anda bulunduğum konumda olmamda
kesinlikle çok büyük katkısı var...
AIESEC her ne kadar gönüllü bir öğrenci
organizasyonu olsa da profesyonelliğin çok
yakınındadır... 5 seneye yakin profesyonel yaşamın
içerisindeyim ve AIESEC' te gördüğüm toplantı
yönetme, sunum yapma, kongre hazırlama, insanların
önünde etkili konuşma, bireysel motivasyon
tekniklerinin bir çoğunun dünyanın en büyük uluslar
arası kuruluşlarında bile AIESEC' te ki kadar
standart olmadığını görüyorum...
Profesyonel iş hayatında, sorunlar ve çözümleri
standarttır. AIESEC yıllarımda ise her gün başka bir
sorun ile mücadele ettiğimi hatırlıyorum. Sadece
kendi işimin getirdiği problemlerle değil, diğer
arkadaşlarımızın yaşadığı sorunları da dinliyor,
onlara beraberce çözüm bulmaya çalışıyorduk. Bu beni
araştırmacı ve analitik bir kimliğe soktu. Sadece
bir pazarlamacı, bir insan kaynakları yöneticisi,
bir finansçı, bir yönetim kurulu başkanı değildik o
kurumda. Bizler AIESECli idik ve kurumu kendimiz
kurmuşuz gibi sahipleniyorduk... Bu nedenle AIESEC çok
hızlı büyüyen ve değişen, çok yeni fikirlerin hemen
uygulanabildiği bir organizasyondur... Bu tecrübeyi
hiç bir profesyonel kuruluş bana veremedi. Ama
aldıklarım çalıştığım firmalara bir bütün olarak
bakmamı sağladı.
Bugün benim gibi dünyadaki binlerce insanın
kariyerini ve yeteneklerini borçlu olduğu bu büyük
ailenin bir parçası olmaktan çok gururluyum...
Yiğit SARIÇINAR |